kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2014 Pazartesi

Kitap Evler

Merhaba
Evet koskoca bir senenin'' Üç Boyutlu Şekillendirme'' kursu bitti.Onlar her ne kadar üç boyutlu şekillendirme deselerde biz şekillendirdik elimizden geldiğince :).Ve artık bir sene de neler yaptığımı ekleme vakti geldi.
Geçen sene konumuz kitaplardı bu sene de duramadım ve bir kitap çalışması daha yaptım.Bulduğum resmi Fisun hocam da beğenip onaylayınca çalışmalar başladı.Ve ortaya böyle bir iş çıktı.Ortaya çıkınca daha çok sevdim.Bütün kitapları yapınca üstelerine kitap isimleri yazdım.Ama kitaplarımın isimlerini kitaplarımın boyutlarına göre belirledim.Hangisi hangisine sığabilecekse ona o ismi verdim.
Kitapları çalıştıktan sonra neyin üstüne yapacağımız konusunda benim pek fikrim olamasa da sağolsun ki Fisun Hocam'ın varmış.Mantar bir pano aldı geldi ve bunun üstüne yapacağız dedi.Ve de yaptık yapıştırdık.Anlatması çok kısa sürdü ama epey uğraştık,uğraştım pıt diye olmadı :)
Arkasınna asmak için zincir taktım ve en son sarılıp gitmeden önce ahşap kısmına hocam sarı boyutlu boncuk boya ile süsleme yaptı.Feshane'deki İsmek sergisindeydi.Orada satıldı şimdi başkasının duvarında asılı.Güle güle ve severek kullansınlar.Tüm uğraşıları ve emekleri için Fisun Hocama teşekkürler.
Gelelim fotoğraflara,





Bu da benim ilk video denemem acemi işi oldu kusura bakmayın.
SEVgiler

11 Kasım 2013 Pazartesi

Tüyap Kitap Fuarı Ve Sanat Fuarı'ndan

Merhaba 
Bu sene de yine son gün de olsa Tüyap Kitap Fuarı'na ve Sanat Fuarı'na katılabildik.Dilediğim gibi rahat dolaşamasam da dilediğim kadar fotoğraf çekemesem de dilediğim kadar kitap alamasam da orada olmak bile güzeldi.
Yol uzun ve otobüsler yorucu olunca haliyle çocuklar oraya vardıklarında pilleri neredeyse bitmişti :) Ufak tefek arızalar çıkarsalarda bir fuar böyle geçti.
Son gün olması nedeniyle diye düşünüyorum çok fazla kalabalıktı ,bir hallden ötekine geçerken bir bayan  bu kalabalığı görünce ağzından çıkan ''Bu ne rezalet?'' cümlesiyle beni şoke etse de ben de ''rezalet mi insanlar ne güzel kitap fuarına akın etmişler bundan güzel ne olabilir ki acaba ''diye söylensem de duydu mu bilemem.Herhalde hanımefendi kimse olmaz rahat rahat gezerim diye düşündü kalabalığı görünce şoke oldu.Sevindirici bir olaya rezalet diye bakmak ilginç.


Cananım Karatayım da oradaydı röportaj veriyordu.Bi foto alabildim sadece...
Sahaflar

Daha önce hiç Ahmet Ümit okumadım buna başlamadan önce şimdi yolda  Kitap Okumak İster Misin?den gelecek olan bir Ahmet Ümit var onu bekliyorum onu okuduktan sonra buna geçeceğim.
Bu kitabı öğretmenler günü hediyesi olarak aldık kenara koyduk :)


Elma Yayın Evi'nin kitap ayıracı



Okumaya başlandı ama fazla ilerlenemedi çünkü dönüp dönüp bi daha okuyorum iyi ki varsın SUNAY AKIN.
                                                        Bunlarda Sanat Fuarı'ndan




























Sanat Fuarı'nın da Kitap Fuarı kadar kalabalık olması dileklerimle :(
SEVgiler

2 Şubat 2013 Cumartesi

CAHİLLİKLER KİTABI

  
    Bu kitabın tanıtımını dergilerde filan görmüştüm.Merak etmiştim nedir acaba diye?O zaman okuma fırsatı bulamamıştım.Şimdi okuma fırsatı buldum ve içindeki bilgilerin çoğu doğru bildiğimizi zannetiğimiz  ama aslında öyle olmadığını okuyunca anladığımız bilgilerle dolu.Ya da daha önce hiç bilmediğim bilgilerle...
    Kitabın önsözü ''Ve elinizde tuttuğunuz kitap,dinginleşme yolculuğuna koyulmanızı sağlayabilecek bir tür fenerden başka bir şey değil.Bu kitabı akıllıca oku Küçük İnsan,zira cehaletin gücü çok büyüktür.''cümleleriyle bitiyor.
    Tam 210 tane soru ve bu soruların cevabı bulunuyor kitapta.
Hepsi güzeldi.Bunlardan birkaç tane örnek vereyim gerisini de siz bulduğunuz zaman okursunuz.


   Japon balıklarının hafızalarının bilindiği gibi üç saniye olmadığını aksine bir üniversitedeki Psikoloji Okulu tarafından yapılan bir araştırmayla Japon balığının en az üç aylık bir hafızaya sahip olduğunu,değişik şekilleri,renkleri ve sesleri ayırt edebildiğini göstermiş.Kitapta bunun hakkında daha açıklayıcı bilgiler de sunuyor.

   Şu ana kadar ölmüş olan insanların yarısını dişi sivrisinekler öldürmüş.Günümüzde de her oniki saniyede bir kişinin dişi sivrisineklerin ısırması sonucu kaptığı bir hastalıktan öldüğünü öğrendim korktum..Aman yazın kendimizi daha bi koruyalım.
Dişi sivrisinekler suya bıraktıkları yumurtalarını olgunlaştırmak için emdikleri kanı kullanırlarmış.Sivrisinekler hakkında daha ne bilgiler var ne bilgiler...

   Bunu okuyunca şaşırdım.Bukalemunlar hiçbir zaman bulundukları yere uyum sağlamak için renk değiştirmezlermiş.Bukalemunlar değişik duygusal haller sonucunda renk değiştirirlermiş.Korktuklarında,tehlike atlattıklarında ya da bir kavgada başka bukalemunu alt ettiklerinde ya da karşı cinsten bir bukalemun gördüklerinde, ısı ve ışık değişikliklerinin sonucunda renk değiştirirlermiş.Gerisi kitapta:)

   Kitaptaki bilgilerin beni en çok şaşırtanı da telefonu kimin bulduğu ile ilgili verilen bilgiler.Yıllardır bizim bildiğimiz telefonu Graham Bell'in bulduğuydu.Ama bulan Meucci adlı bir mucitmiş.Adam telefonun patenti için başvurduğu zamanlarda başından geçen bazı aksilikler sonucunda bunu gerçekleştirememiş.Ve en son şansını da 10 doları olmadığı için kaçırmış.Graham Bell patenti tescillediği zaman Meucci ona dava açmış.Ama gelin görünki orjinal krokilerini ve çalışma modellerini yolladığı labaratuvarda bu modeller esrarengiz bir biçimde kaybolmuş.Ve bilin bakalım bu labaratuarda da kim çalışmış o zamanlar evet Graham Bell.Adam itirazının sonucunu alamadan ölmüş ve telefonda Graham Bell' e kalmış.Vay be ...

   Flamingolar o güzel renklerini fazlaca yedikleri mavi yeşil alglerden alıyorlarmış.Ve flamingolar yavruları için süt üretebilen iki kuş türünden biriymiş diğeri ise güvercinlermiş. 
   Modern hastanelerin ilk örnekleri de İstanbul,Sivas,Urfa ve Kayseri'de kurulmuş.

   Eeeee ya Sindirella'nın ayakkabısına ne demeli?Amaaan bir yanlış yazımdan ne olur ki demeyin.Aslında Sindirella'nın ayakkabısı sincap kürkünden yapılmış.Masalın bilinen halini 17.yy'da yazıya döken Charles Perrault Ortaçağ masalında vair (sincap kürkü) kelimesini yanlış anlamış ya da bilerek öyle yazmış ya da daha önce yapılmış bir yanlışı tekrar etmiş yani ve sonuçta  verre (cam) olarak yazmış.Al sana camdan ayyakkabılı hikaye :)Ayrıca Sindirella eski ve evrensel bir hikayeymiş.Çince versiyonu 9. yy'a dayanıyormuş.
    İstatistiğin laneti insanlığın üzerine çökmeden önce,keyif içinde,mutlu,masum bir hayat sürüyorduk ve oldukça iyi düşüncelerle doluyduk demiş Hilaarıe Belloc 

   Suyun rengi aslında sanıldığı gibi şeffaf değilmiş.Su son derece soluk bir mavi renkteymiş.Ve buraya yazamayacağım pek çok güzel bilgilerde veriyor.
    Develer hörgüçlerinde su değil yağ depolarlarmış.
    George Washington'un başkan olduğu zaman ağzında sadece bir tane dişi kaldığını ve takma dişlerinin büyük ölçüde hipopotamdan yapıldığını da öğrendim ne işime yarayacaksa.:)
    Alo kelimeside Edison'un icadıymış iyi mi?
    Devekuşu da kafasını kuma gömmezmiş.
    1. Dünya Savaşı'nda kullanılan Alman üniformaları Isırgan otundan yapılmış.
    Dünya'nın etrafını ilk dolaşan insanda zenci Henrymiş.Macellan turu tamamlayamadan öldürülmüş.Ve aldığı köle bu işi başarmış.

Evet bunu da yazayım bırakıyorum vallahi ,yapılan araştırmalarda haftada üç ila beş kez yarımşar saat yapılan egzersizin depresyonu yenmek konusunda ilaçlar kadar (hatta daha fazla) etkili olduğu ve belirtilerini % 50lere kadar azalttığını göstermiş.
Evet bayağı bir şey öğrendim bilemek ayıp değil öğrenmemek ayıp demişler.
Eğlenceli ve bilgilendirici bir kitap olarak okunmuşlar arasında yerini aldı bile.
Sevgiler.