sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2019 Çarşamba

Dondurma Çubuklarından 4

Merhaba,

Dondurma çubuklarını boyamaya bayılıyorum.Onlar benim küçük tuvallerim,onlara  kompozisyonlar oluşturmak, çok zevkli. Farklı yerlerdeki şeyleri bir araya getirip birbirini tamamlamalarını sağlamak, renklendirmek  insanın kendini unutması için birebir. Bundan güzel terapi olabilir mi :))


 Pencere, en iyisi pencere ;
Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa,
Dört duvarı göreceğine 
Orhan Veli




Sunay Akın'la bisiklet üzerine yapılmış çok güzel bir söyleşi okudum,okumak isteyenler için bırakıyorum.


Daha önce Dondurma Çubukları üzerine  yaptığım diğer çalışmalar

Dondurma Çubuklarından 1

Dondurma Çubuklarından 2

Dondurma Çubuklarından 3
SEVgiler

23 Aralık 2017 Cumartesi

Dondurma Çubuklarından 3


Merhaba 
Yenilerini yapasıya kadar son dondurma çubuklu yazım olsun bu. İlk baştaki diğerlerinden biraz daha büyük. Bunu etamine de işlemiştim. Çok sevdiğim için bir de böylesini yapayım dedim. Baktıkça hayallere daldıran bir yanı var. Çimenler üzerinde yayılmış kitap okumak,okurken müzik dinlemek yanında çay kahve ne isterseniz artık,kuşlar,çiçekler,kelebekler, köpek... Kısaca  huzur  :)










Bunları yaparken,
Nasreddin Hoca fıkralarında gezindim biraz ; Hacivat ve Karagöz'ün atışmalarını gülümseyerek anımsadım; İlkokulda okuduğumuz Bremen Mızıkacıları'nın hikayesine gittim birlikte olmaları ne güzeldi ; Atlıkarıncayı yaparken'' Atlıkarınca dönüyor dönüyor'' şarkısını mırıldandım; Çamaşırları çizerken annemin, rahmetli babannemin ve anneannemin çamaşır asmaları; kuruyanları toplamaları gözümde canlandı; Boloncuk yapan kızı çizerken bulaşık deterjanıyla yaptığımız ve boruyla camdan üfleyip baloncuklar uçurduğumuz çocukluk zamanlarına gittim. 
Hey gidi hey ne güzel günlerdi.

Ne kadar güzel demiş Şair Ataol Behramoğlu

Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var
   Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe, bütün evrene karışırcasına  
  Çünkü ömür dediğimiz şey,hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat ,sunulmuş bir armağandır insana




SEVgiler

   


10 Ağustos 2017 Perşembe

Besmele ve Esmaül Hüsna Tablo

Merhaba,
Kufi besmele janjanlı taşlarla folyo üzerine yazıldı.  Esma_ül Hüsna ebru kağıdına yazıldı. Kırık beyaz kadife kumaşın üstüne yapıştırıldı.Ve çerçeve yapıldı.
Ebat
88_48


SATILIKTIR

4 Mayıs 2015 Pazartesi

4 parçalı Kanvas Tablonun Yapımı

Merhaba,
Bu parçalı diğer bir adı ile canvas tablodan ikinci yapışım. İlkini kursta Füsun hocayla beraber yapmıştım. Bu istek üzerine ikinci defa yapıldı. Ve çekebildiğim fotoğrafarı ekledim. İlkinden bi farkı da,ilk yaptığım tablo tamamen bittikten sonra rölyef boyayan  bir bayana vermiştim, bunu ben hem kendim boyadım hem de yapımını sürdürürken boyadım. Yağlıboya ile boyandı.
İlk önce istediğim ebatta tuvaller yaptırdım. İstefiğim desenin fotokopisini tuvaller ölçüsünde büyüttüm ,kalıp çıkarmak için.
Karbon kağıdıyla  desenin genel hatlarını tuvallere çizdim. Etrafındaki dokuuyu vermek için pasta rölyef kullanmadan önce diğer yerlere bulaşmasını önlemek için bantladım. Pasta rölyefi  sürüp süngerle  ve tarakla  doku verdim. Kuruduktan sonra zeminin astar boyasını  attım. Vazodaki  kabarıklığı  vermek için peçete ve tutkal kullandım.İstediğim kabarıklığa ulaştığında çiçek tutkalı  ve nişasta ile hazırladığım hamurdan yeteri kadar aldım merdane  ile açıp vazonun  şekli gibi kesip tutkalla vazonun üstüne yapıştırdım.Dalların yerlerini belirleyip tutkal yardımıyla peçeteleri  yuvarlayıp dal formu verdim desene göre ince ve kalın yapıp yerlerine yine tutkalla yapıştırdım. Yine çiçeklerin yapraklarını çıkardığım  kalıpla hamurdan yapraklar kestim. Ve form vererek yine tutkalla yerlerine yapıştırdım. Bütün hamurlar  kurduktan sonra tekrar yağlıboya ile boyadım. Hamepurdan kelebekleri yapıp boyadım ve istediğim yerlere kondurdum. Yapması bu kadar kısa sürmedi tabii ki :))) epey bir uğraştım. Zaten yağlıboyanın  kuruması bayağı bir zaman alıyor.
Güle güle ve severek kullansınlar inşallah.













Sevgiler

29 Nisan 2015 Çarşamba

Folyo İstanbul Manzarası


Merhaba
Bır tezhip kitabına bakarken gördüm bu deseni. Ve vuruldum ,ben bunu yapacağım dedim.Ama ben renklerine de bayılmıştım renksiz olması beni hiç mutlu etmezdi. Ben de  o zaman boyarım dedim. Deri kaplı bir hazır kasa buldum boyamaya çalıştım ama başarılı olamadım. Sağolsun arkadaşım Nurdan olaya hemen el koydu. Aldı Bakırköy 'de ki atölyesine (Süslü Düşler Sanat Atölyesi) götürdü ve bir güzel yağlı boya ile boyadı. İşte şimdi herşey olmuştu.Ortadaki yükseltiyi peçete tutkalla ve kabarttım ve en son pasta rölyefle dokusunu verdim, bir de öyle boyadı. Desenleri tek tek çizdim, tıkladım, kabarttım ,alçıladım, mürekkepleyip,sildim,vernikledikten sonra , kestim. Ve en sonda yapıştırdım.Çiçekleri  tüm işler bitince yapıştırdım ve ufak  kuru çiçekler serpiştirdim aralara. Bayrağımızı da ojeyle boyadıktan sonra tamamlandı. Çerçevecide uygun bir çerçeve ile çerçevelettikten  sonra herşey tam tamamlanmış oldu. Bunu çalışırken kıştı  bir türlü bahar gelmiyordu ve baharı ,yazı ,sıcağı  özlemiştim :))) İyi geldi.


Ortadaki desenin parçalarının işlenmiş hali üste mürekkeplenmiş  halide hemen altta .Toplam 16 desen sekiz ,sekiz iki desen hazırlandı.


Kuşlar balıklar çiçek açmış ağaç dalları :)))


Kız Kulesi, köprü,balıklar kuşlar.




Sevgiler

27 Nisan 2015 Pazartesi

Alüminyum Folyo Sergimizin Fotoğrafları

Merhaba,
Daha önceki yazımda sergimiz olduğundan söz etmiştim.Sergi halen Miniatürk'te devam ediyor ve perşembe günü bitiyor.Dün biz görevliydik. Ziyaretçilerimiz enteresandı.İnsanları gözlemlemek güzel 😊 Aralarında  emeğin kıymetini bilen de vardı bilmeyende.Tebrik eden de oldu gözünün ucuyla bakanda oldu.Tabloların önünden hızlı hızlı geçerken bu
da yapılır, bu da yapılır , bu da yapılır diyeninden tutunda çok şaşırıp aaa neler yapmışlar diyenine kadar neler neler... 
Çok ilgilenen bilgi alan takdir ve tebrik eden, çocuklarına anlatmaya ,onları bilgilendirmeye ,ilgisini çekmeye çalışan amcalar da vardı, kendisi kapı dışında durupta küçük çocuklarını hadi siz gidin gezin, sanat sanat , bakın deyip çocuklarını başından salan ve ilgilenmeyen beylerde vardı.
 Hızlı hızlı bakıp çabucak çıkan eşine kızan böyle şeylere bakarken iyice bakıp inceleyeceksin  öyle bişey anlaşılmaz ki deyip kızan beyler de vardı ,eşine ,hadi sen gez gel deyip ilgilenmeyen beyler de vardı. O kadar tablo varken sadece yerde duran çiçeklerle  fotoğraf çektiren Uzakdoğulular'da vardı, serginin ne üzerine olduğunu anlamaya çalışan ,soran, anlatıldığı kadarıyla anlamaya çalışan çözüncede sevinip tebrik eden  İngilizler de vardı.
Umursamaz gençlere karşı , yakından incelemek için eline almaya çalışan, izin verilmeyincede ortalığı ayağa kaldıran küçük çocuklar da vardı.Ellerinize sağlık deyip güzel dileklerini ileten yaşlı teyzeler ve amcamlarda vardı. Yani sözün kısası çok geniş bir ziyaretçi yelpazesi vardı.Herkes bol bol fotoğraf çektirdi ve çekti. 

Sergimizin konusu Esmaül Hüsna yani Allah'ın 99 ismi ve Hilye_i Şerif  yani Hz. Ali'nin Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) özelliklerini anlatan sözleriydi.
Herkes çok uğraştı çalıştı. Ama en çok uğraşan ve çalışan, biz bir tabloyla uğraşırken kendisi  99 işle uğraşan Rabia hocamızdı.
 Buradan ona tekrar tekrar teşekkür edip maşallah diyorum. 
Herkese kocaman kocaman 👏👏👏👏👏👏
Sergideki tabloların fotoğraflarının yanı sıra sergiden birkaç görünümde paylaştım.İyi incelemeler iyi seyirler.

 Bu benim yaptığım tablo kendisini daha sonra burada ayrı bir yazı ile anlatacağım.Şimdilik sadece Kabe,Esmail Hüsna ,Hilye_i Şerif ve Yasin Suresini barındırdığı belirteyim.
















                         Bu istiridye serginin en ilgi çeken çalışmasıydı.






















Turistler turistler turistler 
👍👍👍

 Emeğin kıymetinin bilindiği günler görmek dileği ile 😊👋