kırnap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırnap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2018 Perşembe

Kumkurdu ve Gemili Çocuk



Merhaba ,


 Bu çalışmamı ''Bakakalırım giden geminin ardından '' diyen Orhan Veli ile '' O gemi mutlaka bir gün gelecek Mecnun'' diye bekleyen İsmail abiye ithaf ediyorum.







KUMKURDU

Çocuk kitabı olarak görünse de hem çocuklara hem büyüklere hitap edebilme gibi bir özelliği var bu serinin. Adından da anlaşılacağı gibi Kumkurdu ilk kitap, Daha Fazla Kumkurdu ikinci kitap, Daha Da Fazla Kumkurdu üçüncü kitap. İçerik olarak çok geniş bir konu yelpazesi var. Uzaydan ölüme,evrenden dırdır etmeye :)) , zamandan düşünmeye kadar uzayıp gidiyor.
Zackarina adlı bir kız çocuğunun ,keşke gerçekte de olsa dedirten  hayali arkadaşı Kumkurdu ile olan o çok etkileyici sohbetleri var kitapta. Annesiyle ,babasıyla ya da kendisiyle ilgili bir sorun yaşadığında sığındı bir liman Kumkurdu . Neler neler öğrenmiyor ki , nelerin farkına varmıyor ki bu üç kitapta hem Zackarina hem de okuyan...
Okuyup bitirilince kenara kaldırılacak bir kitapta  değil zaten. Arada alıp herhangi bir yerden bir bölüm okumakta iyi geliyor insana.


''Zackarina elini uzattı.minik çekirdeğe dikkatle dokundu.Titreşimini hissetti.Ve işte o an... O an gördü. Kuarkları gördü. Canlı değillerdi,ama sürekli hareket ediyorlardı.İkişer ikişer dönüyorlardı,o güçlü kuarkların sonsuz dansını gördü Zackarina.
''Bak , kucaklaşıyorlar!'' dedi.
''Evet, birbirlerine sıkıca sarılıyorlar,'' dedi Kumkurdu.''Her zaman böyle sıkıca sarılırlar.''







''Ama onun demek istediklerini anladı,hem de Kumkurdu tek bir söz bile söylememişken çünkü arkadaşlar birbirlerini her zaman anlardı.''

SEVgiler

19 Haziran 2018 Salı

Parkta Bir Gün


Merhaba,
Yine bir kağıt ve kırnap çalışması. İnsanlar, hayvanlar parkta. Kimi bisiklet sürmeye gelmiş, kimi okuldan dönerken uğramış,kimi çocuğunu getirmiş,kimi top oynamaya gelmiş,miniğin bir de tırmanışta :) 
Önce ağaç parçasına dizayn etmeyi düşündüm ama bütünlük sağlayamayınca vazgeçtim.








SEVgiler

11 Haziran 2018 Pazartesi

''Bir Tatlı Huzur'' ve ''Olağanüstü Bir Gece''

 Merhaba,
Dondurma çubuklarından yaptıklarımdan sonra bunlara merak saldım :) Dondurma çubuklarından yine bir şeyler yapıyorum arada ,önceki yaptıklarımda  satıldı yani  uçup gittiler elimden.Böyle olunca  değişik bir şeyler ekleyeyim işlerime dedim. Kırnap ,kitap sayfaları ,tutkal ve sabır mevcutsa yapılabilecek en güzel işlerden ilan ediyorum kendisini. Tutkalın kuruması zaman alıyor haliyle de iş uzuyor.

 İnstagrama ekledim ama bloğuma ekleyememiştim bi  türlü. Şimdiye kısmet oldu. Kırnap ipe tutkal sürüp sertleşmesini sağlıyorum. Daha sonra kitap ya da dergi sayfalarından kestiğim figürün etrafını tekrar tutkal sürüp kırnap iple geçiyorum. Burada şekil vermek ve o şekilde kalmasını sağlamak gerekiyor. Figürleri hazırladıktan sonra ince tabaka duralitlerim vardı önceden kalma onları istediğim boyutta kesip yine tutkal ve kum kullanarak zemin yaptım. Yaptığım zemine figürleri monte ettim yine tutkalla.Bu aşamada da kurumasını sağlayıp sağlamlaştırmak için desteklemek gerekiyor yoksa öne arkaya yatabiliyor figürler.Kuruduktan sonra işlem bitiyor. Çalışmama bir isim koyayım dedim. ''Bir Tatlı Huzur '' da karar kıldım :)









(Bu videonun fonunda Barış Özcan var.Takip etmiyorsanız Youtube dan mutlaka takip etmenizi öneririm.)

Bu çalışmayı yaparken Stefan Zweig'in Olağanüstü Bir Gece adlı  kitabını okuyordum. Mert'in bir kaç yıl önce Satranç adlı eserini getirmesiyle başlamıştı Stefan Zweig'i okumam.En son kitap fuarından Melih Ogün'ün başka kitaplarını almasıyla devam etti en son da halamla bir kaç kitabını aldık. Bir numara hala Satranç ama Olağanüstü Bir Gece 'de çok çok çok güzeldi.
Stefan Zweig'in bu tür eserlerine novella deniliyormuş. Novella ne derseniz  buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Zaten ince bir kitap olması bir de içine alıp sürüklemesiyle hemencecik bitiveriyor. Ben bayılıyorum Zweig okumaya. . 
Olayı anlatmadan altını çizdiğim yerlerden biraz paylaşayım.

'' İlk kez iyiliğin ve kötülüğün insanın içinde yaratabileceği haz adına ne varsa hepsini hissettim,fakat benim nerelere vardığımı asla bilemeyeceksiniz,beni asla tanıyamayacaksınız: Ey insanlar. siz benim sırrımı nereden bileceksiniz!''

''İnsanları sevindirmenin bu kadar iyi ve kolay olduğunu niçin daha önce hiç anlamamıştım!''

'' Açlıkla bir vitrini seyreden birinin bakışları beni kahreder, bir köpeğin neşeyle sıçrayışı büyüleyebilir.''

'' Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık.Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.''
SEVgiler