okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2018 Çarşamba

Osman Balcıgil Kitapları 2

Merhaba


Bugün de iki kitabından bahsetmek istiyorum. İlkinde yazdığım gibi yine araştırmanın bol olduğu yine deryaya daldığım iki kitap oldu. İlki Bir ''Sabahattin Ali''  Romanı Yeşil Mürekkep
'' SABAHATTİN ALİ '' Romanı  YEŞİL MÜREKKEP Bir 
Sabahattin Ali  hem bir yazar hem de bir şair. Pek çok şiirini şarkı sözü olarak biliriz, dinleriz,söyleriz.

Kitap , Sabahattin Ali'nin  41 yıllık ömründen kesitler sunuyor. Sürekli sıkıntılarla ,zorluklarla geçmiş bir ömür.
Yürek acısıyla okuduğum bir kitap oldu benim için. . Ben bu kadarlık kısmını okurken çok üzüldüm ama O bu hayatı yaşamış. Ve geriye harika eserler bırakmış. Acılarıyla beslenmiş.Çok genç yaşta  yitirilmiş bir değer. Ne acılara şahit olmuş bu topraklar diyor insan.
 Kitabı bitirdikten sonra , kitabın arka kapağında yazan iki cümle benim için daha da anlamlı hale büründü. ''Kısacık bir hayata ,nesilden nesile miras kalacak eşsiz eserler sığdırmayı başarmış,vatansever bir aydındı Sabahattin Ali. Yazılarıyla haksızlığa,baskıya ve dayatmalara başkaldıran , aşka aşık bir sevda adamıydı.'' 
Sabahattin Ali hakkında daha önce hiç kitap okumamış olanlara çok güzel bir başlangıç olur. Ayrıca Nebil Özgentürk'ün Sabahattin Ali  belgeselini de izlemenizi tavsiye ederim.
Yapılacak en güzel şey  eserlerini okumak  diye düşünüyorum. 

Ayrıca Nisan Kumru'nun seslendirmesiyle bir Sabahattin Ali öyküsü dinlemekte çok iyi gelecektir.


                                           İPEK SABAHLIK  Bir SUAT DERVİŞ Romanı
1900lü yıllarda yaşamış ,Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde gazeteciliğe başlamış  hayat dolu ,mücadeleci,çalışkan,kararlı bir gazeteci ve edebiyatçı Suat Derviş. Bol bol yazmış , eserler vermiş bir yazar. Çocukluğumuzda izlediğimiz Türk sinema filmlerinin arasında olan Fosforlu Cevriye'nin yazarı olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım.

Suat Derviş'in babası İsmail Derviş İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi hocalarından ve  ilk kadın doğumcularımızdan. Dedesi Darülfünunun kurucularından Müşir Derviş Paşa. Üstelik anne tarafından da saraylıdır Suat Derviş ki onun için kitabın arka kapağında ''Suat Derviş hayata ağzında altın kaşıkla merhaba dedi'' cümlesi yazar.
Döneminin en çok okunan yazarlarından olmuş sadece kendi ülkesin de değil Almaya'da ve Fransa'da  da çok okunmuş. 
Nazım'a 
''Başını eğemedim 
Gölgesini çiğnedim''diye şiirler yazdırmış bir kadın Suat Derviş.

Nisan Kumru'nun bu üç eseri tanıttığı  videosuda mevcut fikir almak isteyenlere bırakıyorum.





SEVgiler

11 Haziran 2018 Pazartesi

''Bir Tatlı Huzur'' ve ''Olağanüstü Bir Gece''

 Merhaba,
Dondurma çubuklarından yaptıklarımdan sonra bunlara merak saldım :) Dondurma çubuklarından yine bir şeyler yapıyorum arada ,önceki yaptıklarımda  satıldı yani  uçup gittiler elimden.Böyle olunca  değişik bir şeyler ekleyeyim işlerime dedim. Kırnap ,kitap sayfaları ,tutkal ve sabır mevcutsa yapılabilecek en güzel işlerden ilan ediyorum kendisini. Tutkalın kuruması zaman alıyor haliyle de iş uzuyor.

 İnstagrama ekledim ama bloğuma ekleyememiştim bi  türlü. Şimdiye kısmet oldu. Kırnap ipe tutkal sürüp sertleşmesini sağlıyorum. Daha sonra kitap ya da dergi sayfalarından kestiğim figürün etrafını tekrar tutkal sürüp kırnap iple geçiyorum. Burada şekil vermek ve o şekilde kalmasını sağlamak gerekiyor. Figürleri hazırladıktan sonra ince tabaka duralitlerim vardı önceden kalma onları istediğim boyutta kesip yine tutkal ve kum kullanarak zemin yaptım. Yaptığım zemine figürleri monte ettim yine tutkalla.Bu aşamada da kurumasını sağlayıp sağlamlaştırmak için desteklemek gerekiyor yoksa öne arkaya yatabiliyor figürler.Kuruduktan sonra işlem bitiyor. Çalışmama bir isim koyayım dedim. ''Bir Tatlı Huzur '' da karar kıldım :)









(Bu videonun fonunda Barış Özcan var.Takip etmiyorsanız Youtube dan mutlaka takip etmenizi öneririm.)

Bu çalışmayı yaparken Stefan Zweig'in Olağanüstü Bir Gece adlı  kitabını okuyordum. Mert'in bir kaç yıl önce Satranç adlı eserini getirmesiyle başlamıştı Stefan Zweig'i okumam.En son kitap fuarından Melih Ogün'ün başka kitaplarını almasıyla devam etti en son da halamla bir kaç kitabını aldık. Bir numara hala Satranç ama Olağanüstü Bir Gece 'de çok çok çok güzeldi.
Stefan Zweig'in bu tür eserlerine novella deniliyormuş. Novella ne derseniz  buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Zaten ince bir kitap olması bir de içine alıp sürüklemesiyle hemencecik bitiveriyor. Ben bayılıyorum Zweig okumaya. . 
Olayı anlatmadan altını çizdiğim yerlerden biraz paylaşayım.

'' İlk kez iyiliğin ve kötülüğün insanın içinde yaratabileceği haz adına ne varsa hepsini hissettim,fakat benim nerelere vardığımı asla bilemeyeceksiniz,beni asla tanıyamayacaksınız: Ey insanlar. siz benim sırrımı nereden bileceksiniz!''

''İnsanları sevindirmenin bu kadar iyi ve kolay olduğunu niçin daha önce hiç anlamamıştım!''

'' Açlıkla bir vitrini seyreden birinin bakışları beni kahreder, bir köpeğin neşeyle sıçrayışı büyüleyebilir.''

'' Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık.Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.''
SEVgiler