19 Ağustos 2011 Cuma


Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı
Şehitler ölür

Altı yaşındaydım.

İhtiyar bi komşumuz vardı.

90 küsur...
Vade doldu.
Vefat etti.
Dün gibi hatırlıyorum...
İlk kez tanışmıştım ölümle.
Yas ilan edilmişti mahallede.
Televizyon açmak yasak.
Radyo kısılacak.
Teybe hiç dokunma...
“Duyulur, ayıp olur” deniyordu.
Yüksek sesle bile konuşulmuyordu.
Herkes fısır fısır.
Sokağa çık ama...
Sakın top oynama.
Anneler toplanırdı, komşu evinde.
Babalar toplanırdı, kapı önünde.
Ve, cami...
“İnsan”a yakışır bir vakar.
Sessizlik, usul usul gözyaşı, başsağlığı dilekleri, dostlar sağ olsun temennileri, sonra hep birliktemahalleye dönüş...
Hüzün korteji.
*
Yatağında, eceliyle son  nefesini veren 90 küsur yaşındaki komşularımızı
bile böyle uğurlardık...
Hatırlarsınız.
*
E bakıyoruz bugün...
Tivilerde şarkılar, türküler.
Radyolar şen şakrak.
Kim kimi düdükledi, tam gaz.
Maçlara devam.
Hâlâ, parite marite filan.
*
Bıyıkları terlememiş fidanlar onar onar düşüyormuş, hikâye.
Sen bak borsa düşmesin.
*
Şehitlerin cenazeleri henüz toprağa verilmedi, Ankara’da Somali için yağmur duası yapıyorlar iyimi... Sinem Kobal’ı törenle Madrid’e uğurlamıştık, Nihat Doğan, Ajda, Sertab Erener ve MuazzezErsoy’u da Başbakanımızla beraber Mogadişu’ya uğurluyoruz hayırlısıyla.
*
(Balık Ayhan’ı Kaddafi’ye, Ciguli’yi Barzani’ye, Kiboş’u da Beşar Esad’a gönderdik miydi, tamamdırbu iş.)
*
Ne diyelim... Allah içinize sindirsin kardeşim.
*
Bayrama kadar iki pusu daha yersek, yılbaşı şenliklerini bile öne çekeriz tahminim.

                                                    Yılmaz Özdil

5 yorum:

Noblesse dedi ki...

düşünmeyi gerektiren manidar bir yazı...

bahar006 dedi ki...

Yılmaz Özdil'i çok severim, bugüne kadar kendisine attığım hiçbir maili de karşılıksız bırakmadı sağolsun. Kendisine de söylemiştim, bir insan bir durumu bu kadar net anlatabilir. Annemler dün bir şehit cenazesine katıldılar. Haberini iftradan önce almış ailesi. Bir yudum su içebildiler mi acaba? Annesi babası yerleri tırmalamış, sakinleştirememişler, nasıl olsunlar...Sanki tekrar 80'lere döndük, hergün sabah akşam şehir haberi. Dünyanınsavunma sanayinde 2. ülkesi eğer avucunun içindeki teörü bitiremiyorsa, bu işte bir iş vardır. Bunca yıldır çıkarlarını korumak adına terörü ateş gibi bir söndürüp bir alevlendirenlerin Allah belasını versin!

nrhnmrl dedi ki...

Amin tez zamanda inşallah :(

F.Gülden YAPAR dedi ki...

Ne acı değil mi ?

fiamma dedi ki...

Ben de çok severim Yılmaz Özdil'i. Özdür temizdir yazıları, lakin yazdıklarını okuyamamaktan korkarım bir gün düşündüğü, yazdığı içindir bu korkum. Evet acımıza sevinmesin teröre destek veren hiç kimse ama hakikaten yılbaşı şenlikleri öne alınacak neredeyse. Önümüz bayram ama ateş düştüğü yeri yakıyor, bu sözün içi boş değil. Ben o yiğidin ardında bıraktıklarını, o haberi aldıkları andan itibaren ki hayatlarını düşünüyorum ki hep bir yanları eksik hep bakışları acılı, hep yürekleri yanık.Bir canımıza isabet edipte şehit vermedik o hain kurşunla, bütün bir ailenin hayatı değişti yaşadığı sürece bir diğer yanda. Kolay mı,hiç değil, acınızı anlıyorum demek bile kolay değilken...