24 Ekim 2011 Pazartesi

Çok Çok Geçmiş Olsun

Van'daki deprem de hayatını kaybeden bütün kardeşlerimize Allah rahmet eylesin.Kalanlara sabır ve dayanma gücü diliyorum.Çok geçmiş olsun.Umarım enkaz altında kalanlarda bir an önce sağ salim kurtarılır.Yaralar çabuk sarılır.Diğer depremlerde olduğu gibi işler uzun sürmez kış tam gelmeden her şey düzene koyulur.
Benim yardımların olacağından şüphem yok sadece yardımların yerine,zamanında ve doğru bir şekilde ulaşmasını diliyorum.
Aşağıdaki bilgileri Fiammamın sitesinden aldım.Burada da bulunsun istedim.

Akut                                  : 0-212-217-04-10
Google Kişi Bulucu        : http://turkey-2011.googlepersonfinder.appspot.com/
Deprem bölgesine gönderilmek üzere Kızılay'ın kana ihtiyaç duyduğu ve yardım etmek isteyenlerin 168'i arayarak yardım edebileceğini duyurdu.

Kızılay' a kan bağışı için Ankara  : 0-312-245-45-00 
                                                    : 0-312-430-18-14
                                   Istanbul  : 0-216-517-08 -00
Van Kriz Masası                                 : 0-432-214-83-81


Erciş Sosyal Yard ve DayVakfi          : 0-432-351-59-06
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi   : 0 -432-217-76-00
Enkaz Altında Kalanlar Yardım         : 0-505 -869-59-59


Ve sonra o yaraların sarılması gerekecek. Önümüz bayram daha da zoru zorlu kış şartları ile başedebilecek desteklerin  ulaşması gerekiyor.

Kızılay Yardım Hattı   : 0-312-245-45-00
                                    0-312-430-18-14
Tüm GSM Operatörlerinden  Yardım Hattı         :
Azı çoğu olmaz böyle zamanlarda, hepimizin mutlaka yapabileceği bir şey vardır.
akut                            : 2930 Boş Mesaj     ( 5TL) 
Kızılay                        : 2868  Boş Mesaj   (5 TL)
IHH                             : 3072  VAN yazılacak (5 TL)
KİMSE YOK MU           : 5777   Boş Mesaj  (5 TL)
Istanbul Şişli Belediyesi Mavi Masa :0212-288 75-76  24 ekim pazartesi yeniden tır
 gönderecekler

MNG Kargo ile ücretsiz koli gönderisi yapılabiliyor.
PTT Kargo da aynı şekilde ücretsiz koli gönderisi yapıyor.
Allah yardımcıları olsun.

19 Ekim 2011 Çarşamba

NASIL BİR BAŞLIK YAKIŞIR KARAR VEREMEDİM?

26 Şehidimiz var ama hala bazıları karı koca bulma ve buldurma derdinde ne de olsa hayat devam ediyor değil mi?
Vatan sağolsun!!!
Vatan bölünmez!!!
Şehitler ölmez!!!
demişlerdir ya da duyunca derler ya yeter o kadar.
Ateş düştüğü yeri yakarmış, düştüğü yer Vatanımız ama uyuyoruz, uyutuluyoruz,geçiştiriyorlar,geçiştiriliyoruz.
Vatan Sağ olsun diyecek bir Vatanımız kalmadığında ne diyeceğiz :((((
Sloganlarımız hazır mı?
Lanet okumak,beddua etmek,slogan niteliğinde sözler söylemek yeterli değil ne yapacağız...
Çocukların internette oynadığı savaş oyunları gibi bir durum olarak mı algılıyoruz acaba...
Oynuyorlar bizimle 
Kalbim acıyor:((

5 Ekim 2011 Çarşamba

Küçük Mucizeler Dükkanı

Merhaba 
   Okulla ev arasında mekik dokumaya devam ediyorum.Okulda kalma sürelerimi bayağı bir kısalttım.Ogün 'ü sabah bırakmaya gidiyorum öğle tatilinde yemek yedirmeye gidiyorum bir de 16.20'de almaya gidiyorum.Dün etüte başladığı için eve ödev getirmediğinden dolayı evde rahattık.Dün ''el'' hecesini yazdılar.Baktım çokta güzel  ve düzenli yazmış şaşırdım.Yıldız sayısını da  bi hayli arttırmış.
   Mert'in bu sene etütü yok öğretmenimiz açmadı o yüzden de Mert eve gelince bir iki test çözüyoruz.4.sınıf önemli gerçekten.
   İkisi ile uğraşmaktan kendimle uğraşmaya fırsat bulamıyorum yorgunluktan akşam onlarla beraber sızıp kalıyorum.
   Şu son zamanda kendim için yaptığım en güzel şey bu resmini gördüğünüz ve birazdan hakkında yazdıklarımı okuyacağınız kitabı almak ve onu okumak oldu.Metro'da dolanırken hadi kitap alalım dedik seçim yapmaya çalışırken ''Küçük Mucizeler Dükkanı'' kitabı dikkatimi çekti bestseller olmuş ama ben bir kitabın bestseller olduğunu duyunca ya da görünce nedense o kitabı hiç okumak gelmiyor içimden.Ama dükkan filan neymiş bir bakayım dedim içini görünce kesin okumam lazım bu kitabı dedim ve aldım.
   Hepimizin az da olasa örgü denemeleri olmuştur.Örgü öğrenmeye başladığım zamanları hatırladım.Mahalledeki kadınlar sürekli örerlerdi.Misafirliğe gidildiğinde de herkes örgüsünü getirir boş durulmaz hem konuşulur hem de örülürdü.Ben İstanbul'a geldikten sonra buralarda misafirliğe giden kadınların boş boş oturduğunu gördüğümde yadırgamıştım.Sadece konuş nereye kadar ama biz küçükkende herkes misafirliğe giderdi,hem sohbetini ederdi hem de örgüsünü örerdi ne değişti acaba...
   Neyse ben kitaba geri döneyim.
İyi ki de almışım bu güzel kitabı.Gerçekten çok hoş bir hikaye.BEN çok beğendim.Sonlara doğru bayağı bir gözyaşı döktüm :(
Hikayenin konusunu anlatmayacağım.Onu okuyunca öğrenirsiniz.
   Kitabı okurken altını çizdiğim bayağı bir yer oldu.Onlardan bir kaçını yazayım da okumamış olanları heveslendireyim.


   ''İpler ilmeklere can katar,örgü dostlukları güçlendirir;el işleri ise nesilleri bir birine bağlar.''
                                                                                                         KAREN ALFKE
   
   ''Örgü örülecek o kadar çok kişi, o kadar çok sebep var ki''

   ''Örgü örebilir,talimatlara uymayı başarabilirseniz herşeyi yapabilirsiniz''
                                                                                           LİNDA JOHNSON


   ''Bana göre her yumak yerine getirilmeyi bekleyen bir sözün parçasıydı''


   ''Beni en çok heyecanlandıran şey de bir şeyleri ortaya çıkarabilme ihtimalinin yarattığı histi.''


   ''İpliği örgü şişinin etrafından geçirmek,ilmek atmak;insanda bir amaç,başarı ve gelişme hissi yaratıyor.''
     
    Daha çok var ama bu kadar yeter bakalım sizler bu sıcacık dostluk öyküsünü nasıl bulacaksınız.?


  Aaaaaa bu arada kitabımı okurken folyodan yaptığım kitap ayıracını kullandım dikkatinizi çekerim.

  Ne mutlu bana ki güzel ve beni mutlu eden hobilerim var.
   
   SEVGİLER