3 Kasım 2010 Çarşamba

3D ORİGAMİ ŞAHESERLERİ



  
           Japonların kağıt katlama sanatını hepimiz biliyoruz.Hatta hatılıyorum küçükken TRT'de gösterirlerdi elimizde kağıt hazır beklerdik yapmak için gerçi onların hep kenarda daha önce yaptıkları vardı ama olsun yetişebildiğimiz kadar ile yapardık.Çokta eğlenceli olurdu kağıttan bir şeyler çıkartmak.
Bu Japonlar tabbi ki bizim onların yaptığı şeyleri öğrendiğimiz zaman ki halleriyle kalmayıp işi boyutlandırmışlar.Origamyide 3 boyutlu hale sokmuşlar.Ne de iyi etmişler.Çok güzel, insanın hayranlıkla bakacağı şeyler ortaya çıkmış.
           Oğlumu okula yazdırmak için muhtardan kağıt almaya gittiğim zaman muhtarlıkta çalışan kızın  masasında görmüştüm ilk defa çok güzel bir kuğu idi.Tabii incelerken hemen sordum ''Bunu kim yaptı?'' diye ''yeğenim yapıp hediye etti'' demişti.Çok hoş duruyordu sonra nette aradım birşey bulamadım taa ki dün 10marifetteki  arkadaşlardan biri bununla ilgili bir yazı yollayınca anladım ki aramayı bilememişim :))
       O yazıdan sonra google amcama sordum ki karşıma müthiş güzellikler çıktı kağıt harika bir madde ve insanın elinde nelere dönüşüyor.Nasıl emek verip sabır etmişler ve bu güzellikleri ortaya çıkarmışlar.Bir kez daha anladım ki tek engel hayal gücümüzün sınırları yapılamayacak şey yok yani.İşte yapılanlarıdan bir kaç resim ve daha fazlasına ulaşabileceğiniz  linkler.

 Abajurun alt kısmını 3d origami ile yapmışlar.


Harika bir uçak yapım aşamaları ile beraber

 Burada da harika işler var bu abajur gibi
 
Video sitesi
Neyse benim de ilk bulduğum fırsatta denemesini yapacaklarım arasında yerilerini aldılar 3d origami.
Daha yetmedi 3d origami yazın googla bakın neler göreceksiniz.

SEVGİLER

2 Kasım 2010 Salı

Başkaları içinde iyi birşeyler yapmış olmanın verdiği huzurla başını yastığa koyacak iyilik yapıp denize atacak insanlar aranıyor

      

    Büyük oğlum 3. sınıfa gidiyor küçük oğlum ise ana sınıfına yeni başladı.İkisi de kitapları çok seviyor.Bu konuda analarına çekmişler :)Mertim 4.5 yaşından beri kendisi okuyor kendi kendine çözdü olayı.Kitap gördükleri her yerden almak için yarışırlar.
    Bir hafta sonu kitap bakarken ikiside birkaç tane kitap aldılar'' tamam ama bunlar bitmeden yeni kitap almak yok'' dedim.O günün akşamı bir yerden birşeyler alıyoruz hatırlamıyorum şimdi neresi olduğunu bunlar yine kitap gördüler ve hemen dadandılar ,ben de daha önce konuştuğumuz için ''hayıır kitap almak yok'' dedim .Orada çalışan çocuğun yanından geçerken ağzından şu cümleler çıktı'' herkes çocuğunu zorla getirir kitap al oku der bu ,çocuklar istiyor kitap yok diyor'' dedi ne gıcık cahil kadın diye de içinden geçirmiştir eminim:)
       Bu sene okula para yatırmaktan iflahımız kesildi.Yanlış anlamayın özel okul değil bildiğiniz devlet okulu ama ver ver bitmiyor.Ana sınıfı aidatı,kitap parası,,ihtiyaç listesi parası,sınıf parası,etüt parası ,ingilizce kitapları parası,test kitapları parası,gezi parası v.s. aman Allahım sonu gelmiyor bir türlü... Ne yapalım artık eğitime gönülveren sponsorlarımız  var aileden onların destekleri ile götürmeye çalışıyoruz sağolsunlar Allah razı olsun bin kere.Yeter ki okusunlar diyoruz bir yerlerden kısarak onların okul ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyoruz.
       Ama bizim çocuklarımız kadar şanslı olmayan çocuklarda var kitap yüzü görememiş,alamamış,okuyamamış :( İmkanı olmayan köylerde okuyan çocuklar var  inanın köyde olması gerekmiyor  şehir merkezlerinde bile var böyle okullar.İşte bu okullarda görev yapan öğretmenlerimizin okullarında olan ihtiyaçlarını bildirdikleri bir site var.Kitabından tutunda boyasına kadar neyi eksikse hepsini yazmışlar adreslerini,telefonlarını,mail adreslerini eklemişler ve kendilerine bu yardımları ulaştıracak iyi kalpli ,yardımsever,vatansever insanları bekliyorlar.
    Verecek mutlaka birşeyler bulunabileceğinden eminim okuduğunuz ve rafta boş boş bekleyen bir kaç kitap giyilmiş ama eskimemiş kıyafetler elinizde fazla olan kalem ya da silgi ya da bir perde ne bileyim boyacı tanıdığnız varsa boya artık neye müsaitse durumunuz.
     Bu sözü çok seviyorum kimin söylemiş olduğuna dair kesin bir bilgi bulamadığım için bulduklarımı yazmadım kim söylediyse ne doğru söylemiş diyorum. 
Eskiden iyilik yaparlardı söylemezlerdi. Sonra hem yapmaya hem de söylemeye başladılar. Şimdi ise yapmıyorlar fakat söylüyorlar.
   Başkaları içinde iyi birşeyler yapmış olmanın verdiği huzurla başını yastığa koyacak iyilik yapıp denize atacak insanlar aranıyor.Aranan kişi siz misiniz? Yoksa amaaan banane devlet yollasın diyenlerden misiniz?
   

SEVGİLER

1 Kasım 2010 Pazartesi

GERİ İADESİ GARANTİ AMA VERMEK İSTEMEYECEGİNİZDEN EMİNİM

Küçük oğlumuda okula başlatayım hergün yazacağım diyordum kendime, ahı tuttu galiba hergünden geçtim haftada bir gün bile yazamaz oldum ,zaman yetmiyor ben zamanı yettiremiyorum kendime ne olacak bilmiyorum.Neyse elbet düzeleceğim diye umut ediyorum.

Nette ''neler var neler yok'' turuna çıktığım günlerden birinde tanıdım AHMET ŞERİF İZGÖREN'i.Ben blogları dolaşırken blogcu arkadaşların önerdikleri kitapları ya da yazarları çoğunlukla bir kenara not alıyorum elime para geçipte kitap alacağım zaman onlardan da edinmeye çalışıyorum.Ahmet Şerif İzgöreni tavsiye edene rastlamadım mutlaka vardır tabii ki de ben karşılaşmadım.Keşke daha önce karşılaşsaymışım .
    Kendisinin ve arkadaşlarının çok güzel örnek olacak sosyal sorumluluk projeleri var. 
TUP yani Türkiye Uğurböcekleri Projesi 
   ''Türkiye Uğur Böcekleri Projesi; 2004 yılında başlatılan, amacı hoşgörü, dürüstlük, yurt sevgisi, girişimcilik ve iş ahlakı değerlerini yaşatmak ve seminerler aracılığıyla bilgiyi yaymak olan gönüllü bir sosyal sorumluluk projesidir ''diye anlatmışlar projelerini.
Tam olarak ne olduğunu nerelere gittiklerini ve neler yaptıklarını o güzel sitede dolaşarak bulabilirsiniz
     İzgörenin sitesinden Elma Yayınevi'nin sitesine ulaştım.Bir yayınevi düşünün kitaplarını alıp okuyorsunuz ama beğenmediniz kitabı eeeee ne olacak o zaman ''getirin geri alalım'' diyor.Alıp okuyup beğenmediğim hatta okuyamadan beğenmediğim pek çok kitap oldu hepsi böyle bir şey yapsaydı ne güzel olurdu.Demek ki kendine ve yaptıklarına güven böyle bir duygu :)
    Geçen ay 10marifetteki yazılarımdan kazandığım paranın yarısı ile d&r gidip Ahmet Şerif İzgören'in kitaplarından aldım.Şimdilik üç tanesini aldım ama sırada daha pek çok kitabı var.Üçünüde bir çırpıda okudum çok güzeldi.Geri vermeyi bırakın diğerlerini almak içinde daha büyük bir istek duydum.Ben kitap satın alıken çok mutlu oluyorum hele aldığım kitaplar tadından yenmiyorsa daha da mutlu oluyorum.
    Yukarıdaki fotoğrafta okuduğum üç kitap var.İlk okuduğum ''SÜPERMEN VE UĞUR BÖCEĞİ'' zaten sulu gözlüyümdür hem okudum hem ağladım hem de hayatta böyle insanlar olduğu için huzur doldum.Süpermen ve UĞURBÖCEĞİ kitabın ismi ne kadar hoş değil mi kitapta bir sürü uğur böceğinden bahsediyor onların yaptığı güzellikleri ve hayatlarına uğur getirdikleri insanları anlatıyor.''Size bir tercih hakkı tanıdım süpermen mi yoksa uğur böceği misiniz? diye soruyor İZGÖREN.Ve kitaplarında hiç süpermenler olmadığını hep uğur böceklerinin olduğunu söylerken çünkülerini de ekliyor ee artık o çünküleri de kitabı alıp okuduğunuzda kendiniz görürsünüz hem zaten beğenmezseniz geri iade etme ayrıcalığınız da var.Daha ne olsun değil mi?

   İkinci okuduğum kitap ''Avucunuzdaki Kelebek'' o da harikaydı avucunuzdaki kelebeğin yaşayıp yaşamaması sizin elinizde diyor hikayede gerisi ve daha fazlası kitapta ...
  
   Üçüncü okuduğum kitapta ''Hıdır Kişisel Gelişiyor'' Kitabın kapağında ''Nefes Nefese Bir Kişisel Gerilim Kitabı'' diyor.Bundan önceki okuduğum kişisel gelişim kitaplarına daha fazla eleştirel gözle bakmaya başladım bunu okuduktan sonra.Hep bana hep bana olmaz di mi tek başına gelişip ne yapacaksın önemli olan hep beraber gelişmek,toplumun gelişmesi .

Kendini kişisel gelişim uzmanı olarak tanıtan , gören ve o alanda bir sürü paraya seminerler veren kişileri artık nasıl tanımlayacağımı kendilerinin ne kadar güvenilir ve yararlı olduklarına karar verebileceğimi gördüm yani farkı gördüm okuyunca sizlerde göreceksiniz :) 

SEVGİLER